Yeni dökülmüş bir depo zemininde ilk çatlak, çoğu zaman ilk forklift geçişinden çok önce belirir. Peki bu çatlak gerçekten önlenebilir mi? Kısmen. Riski tamamen sıfırlamak mümkün değildir, ancak çatlağın nerede…
Yeni dökülmüş bir depo zemininde ilk çatlak, çoğu zaman ilk forklift geçişinden çok önce belirir. Peki bu çatlak gerçekten önlenebilir mi? Kısmen. Riski tamamen sıfırlamak mümkün değildir, ancak çatlağın nerede oluşacağı, ne genişlikte kalacağı ve işletmeye zarar verip vermeyeceği tasarım aşamasında büyük ölçüde belirlenir. Önlem almanın bedeli, üretimi durdurup zemin onarmanın bedelinin yanında küçük kalır.
Beton priz alırken içindeki suyun bir kısmını kaybeder ve hacmi küçülür. Bu büzülme ilk 24 saat içinde hacmin binde 0,5 ile binde 1 aralığında olabilir. Plaka altındaki sürtünme ve iç gerilmeler betonun serbestçe küçülmesine izin vermediği için kesitte çekme gerilmesi doğar. Beton basınca dayanıklı, çekmeye zayıftır; gerilme dayanımı aştığı anda kesit ayrılır. İlk saatlerde yüzeyde görülen ince ağ şeklindeki izler plastik rötre çatlağıdır. Günler ve haftalar içinde derinleşen izler ise kuruma rötresinden gelir.
Beton plakasının altındaki dolgu düzgün sıkıştırılmamışsa plaka zamanla desteksiz kalır ve oturma çatlakları başlar. Bu tür çatlaklar genellikle raf ayaklarının ve yoğun trafik hatlarının altında toplanır. Derz kesimi ise çatlağı engellemez, yönlendirir. Doğru aralıkta ve doğru derinlikte açılan derz, betonun zaten ayrılacağı yeri önceden belirler ve kontrolsüz kırılmayı ortadan kaldırır. Derz aralıkları geniş bırakıldığında beton kararı kendi verir ve bu karar nadiren işletmecinin lehine olur.
Yüzeyin erken kuruması, betonun iç nemi ile yüzeyi arasında hızlı bir fark yaratır ve çatlak riskini yükseltir. Sıcak ve rüzgarlı havada dökülen zeminlerde bu etki daha belirgindir. Kür, dökümden sonra eklenen süslü bir işlem değil, karışım tasarımının doğal devamıdır.
Açılan bir çatlak, forklift tekerleği her geçtiğinde kenarlarından ufalanmaya başlar ve zamanla genişler. Aynı aralık su ile temizlik kimyasalı için de bir giriş yolu oluşturur; nem kesitin içine ilerledikçe plakanın taşıma kapasitesi düşer. İşletme açısından asıl maliyet onarım kaleminde değil, onarım sırasında durdurulan sevkiyat ve boşaltılan raf hattındadır. Bu yüzden çatlak kararı bakım bütçesinin değil, tasarımın konusudur.
Makro sentetik fiber betonun tüm kesitine dağılarak üç boyutlu bir lif ağı kurar. Beton çatladığında lifler çatlağın iki yüzü arasında yük aktarmayı sürdürür. Sonuç, tek bir geniş çatlak yerine dağılmış ve çok daha dar çatlaklardır. EN 14889 standardı bu lifleri yapısal Sınıf II kapsamında tanımlar; tipik dozaj aralığı metreküpte 3 ile 9 kilogramdır. Öncelik erken yaş yüzey çatlağıysa 12 ile 20 milimetre boyundaki mikro lifler metreküpte 0,6 ile 0,9 kilogram dozajda devreye girer. Polipropilen esaslı liflerin paslanmaması, yıkanan ve sürekli nemli kalan zeminlerde çelik hasıra göre belirgin bir avantaj sağlar.
Yalnızca fiber eklemek sıkıştırılmamış bir tabanı kurtarmaz. Aynı şekilde kusursuz bir derz planı, kür yapılmamış bir yüzeyi koruyamaz. Taban hazırlığı, karışım tasarımı, derz planı, kür ve donatı seçimi aynı zincirin halkalarıdır ve zincir en zayıf halkasından kopar. Zemin tipine göre hangi halkanın öne çıkacağı ve endüstriyel zemin betonunda çatlak nasıl önlenir sorusunun proje bazında nasıl cevaplandığı, saha ve endüstriyel zemin betonlarına ayrılmış teknik kaynaklarda ayrıntılı biçimde açıklanır. Polyfibers, Bilecik Organize Sanayi Bölgesindeki fabrikasında bu uygulamalar için makro ve mikro sentetik fiber donatı üretir.
42 Haber, güncel, doğru ve tarafsız habercilik anlayışıyla Türkiye ve dünyadan gelişmeleri okuyucularına ulaştıran dijital haber platformudur. Tüm içerikler telif hakları kapsamında korunmaktadır.
Yorum Yap