Terapiye başlamayı düşünen kişilerin bir bölümü, randevu almadan önce hangi yöntemle çalışacağına kendisinin karar vermesi gerektiğini düşünür. Uygulamada sıra terstir. Yöntem ilk görüşmeden önce değil, ilk görüşmenin sonunda belirginleşir. Seçimi…
Terapiye başlamayı düşünen kişilerin bir bölümü, randevu almadan önce hangi yöntemle çalışacağına kendisinin karar vermesi gerektiğini düşünür. Uygulamada sıra terstir. Yöntem ilk görüşmeden önce değil, ilk görüşmenin sonunda belirginleşir. Seçimi belirleyen şey zorlanmanın adı değil, o zorlanmanın kişinin hayatında nasıl göründüğü ve neyi değiştirmek istediğidir.
Ekol, terapistin çalışmayı hangi çerçeveden kurduğunu anlatır. Çerçeve; seansa hangi malzemenin taşındığını, soruların hangi yöne açıldığını ve ilerlemenin neye bakılarak izlendiğini etkiler. Teknik bir tercih gibi göründüğü hâlde doğrudan danışanın çalışma biçimiyle ilgilidir, bu yüzden danışan olmadan verilmez.
Görüşme öncesinde elde yalnızca bir başlık bulunur: kaygı, ilişkilerde tekrar eden bir gerilim, uzun süredir devam eden bir isteksizlik. Aynı başlık iki kişide çok farklı bir çalışma sorusuna karşılık gelebilir. Birinde soru güncel bir döngünün nerede kurulduğudur, diğerinde yıllardır yinelenen bir örüntünün neden yinelediğidir. Bu ayrım ancak konuşulduğunda ortaya çıkar.
Arama kutusuna yazılan ifade de bir yöntem kararı sayılmaz. Kişi çoğunlukla bir yaklaşımın adını değil, yaşadığı zorlanmayı veya bulunduğu şehri yazar; bu, sürecin başlangıç noktasıdır, yönü değil.
İlk görüşme bu nedenle bir değerlendirme oturumu olarak kurulur. Başvuru nedeninin geçmişi, belirginleştiği koşullar ve daha önce denenen yollar bu oturumda ele alınır. Oturumun sonunda hangi çerçevenin uygun olduğu birlikte belirlenir. Terapiye başlamak için kriz anını beklemek gerekmez; değerlendirme, zorlanma gündelik düzeni etkilemeye başladığı noktada da anlamlıdır.
Çerçeve kararı tek bir cevaba değil, birkaç başlığın bir arada okunmasına dayanır. Bunların hiçbiri tek başına belirleyici değildir.
Danışanın çalışma biçimine ilişkin tercihi bu listede ikincil bir ayrıntı değildir. Kendisine uymayan bir çerçevede ilerleyen görüşmeler, konu doğru seçilmiş olsa bile zorlanır.
Bu başlıklar bir araya geldiğinde çerçeve önerisi ortaya çıkar ve danışanla konuşularak netleşir. Yüz yüze görüşmeleri Mersin’de, uzaktaki danışanlarla görüşmeleri online yürüten Mersin klinik psikolog Furkan Lenk için de sıra aynıdır: önce değerlendirme, sonra çerçeve.
Furkan Lenk’in çalışmasında tek bir ekole bağlı kalınmaz; danışanın ihtiyacına göre üç yaklaşımdan yararlanılır. Bu üç çerçevenin birbirinden ayrıldığı yer, seansta neyin üzerinde çalışıldığıdır.
|
Yaklaşım |
Seansa taşınan malzeme |
Yöneldiği soru |
|---|---|---|
|
Bilişsel Davranışçı Terapi |
Güncel düşünce, duygu ve davranış döngüsü |
Bu döngü nerede kuruluyor ve nasıl görünür hâle gelir |
|
Şema Terapi |
Çocuklukta oluşan ve yetişkinlikte tekrarlayan örüntüler |
Aynı örüntü neden yineliyor |
|
Varoluşçu Terapi |
Anlam, sorumluluk, yalnızlık ve seçim başlıkları |
Zorlanma hafiflese bile ne çözümsüz kalıyor |
Tablo bir eşleştirme listesi değildir. Bilişsel Davranışçı Terapi’nin öne çıktığı yer, çalışmanın gözlenebilir hedefler üzerinden izlenebilmesidir; Varoluşçu Terapi ise belirti odaklı çalışmanın yetmediği noktada alan açar. Bunlar yaklaşımların kendi odağına ilişkin tariflerdir, kişiyle tanışılmadan önce yapılmış atamalar değildir.
Üç çerçeve derinlik sırasına göre dizilmiş basamaklar da değildir. Aralarındaki fark, birinin daha ciddi durumlara ayrılmış olması değil, seansa hangi malzemenin taşındığıdır.
Zorlanmanın adı ile üzerinde çalışılacak soru aynı şey değildir. Uykuya dalmakta güçlük, bir kişide güncel bir kaygı döngüsünün parçasıyken bir diğerinde uzun süredir taşınan bir örüntünün son halkası olabilir. Çerçeveyi belirleyen, başlığın kendisi değil bu ikinci okumadır.
Bu yüzden başlangıçta kurulan çerçevede kalmak zorunlu değildir. Çalışma güncel bir döngüyle başlayıp zaman içinde tekrar eden bir örüntüye ya da anlam sorusuna açılabilir. Vurgunun değişmesi sürecin dağılması anlamına gelmez; hangi soruyla çalışıldığının güncellenmesidir.
Okuduğu bir yazı ya da yakın çevresinden duyduğu bir deneyim nedeniyle belirli bir yaklaşımı isteyerek gelen danışanlar olur. Bu talep sürecin önünde bir engel değildir, kendi başına bilgi taşır. Kişinin hangi çerçeveyi istediği çoğu zaman süreçten ne beklediğini ve nasıl çalışmak istediğini de anlatır.
Talep, olduğu gibi kabul edilmek ya da kenara konmak yerine konuşulur. Değerlendirmede öne çıkan çalışma sorusu başka bir çerçeveye işaret ediyorsa bu fark açıkça söylenir ve gerekçesiyle birlikte ele alınır. Karar yine ortaklaşa verilir; danışanın isteği de, değerlendirmenin gösterdiği de aynı masadadır.
Çerçeve kararı ortaklaşa verildiği için danışanın soru sorması sürecin dışında bir davranış sayılmaz. Şu başlıklar ilk görüşmede rahatlıkla konuşulabilir.
İlk çerçeve bir başlangıç noktasıdır, kapalı bir program değil. Görüşmeler ilerledikçe hangi konunun merkezde durduğu değişebilir ve vurgu buna göre gözden geçirilir. Bu gözden geçirme sessizce yapılmaz; neyin, hangi nedenle değiştiği danışanla konuşulur. Görüşmeler haftalık planlanır, sıklık ve süre danışanın ihtiyacına göre belirlenir.
Çerçeve seçimi çalışmanın yönünü verir, sonucunu değil. Hiçbir yaklaşım belirli bir sürede belirli bir sonuç taahhüdü taşımaz. Bir psikoloğun bu konuda net bir söz vermemesi çekingenlik değil, çerçevenin sınırıdır.
Buradaki anlatım bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi teşhis veya tedavi yerine geçmez. Hangi çerçevenin uygun olduğu, kişinin kendi anlattıklarıyla birlikte ve bir değerlendirme görüşmesinde belirlenir.
42 Haber, güncel, doğru ve tarafsız habercilik anlayışıyla Türkiye ve dünyadan gelişmeleri okuyucularına ulaştıran dijital haber platformudur. Tüm içerikler telif hakları kapsamında korunmaktadır.
Yorum Yap