Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, GEKİS ile büyükbaş hayvanlara dijital kimlik kazandırılacağını, doğumdan itibaren tüm sağlık kayıtlarının takip edileceğini duyurdu.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Güvenli Elektronik Küpe İzleme Sistemi (GEKİS) sayesinde her büyükbaş hayvanın dijital bir kimliğe sahip olacağını bildirdi. Yumaklı, sistemin hayvanların doğumundan itibaren sağlık kayıtlarını, aşılarını ve hareketlerini güvenli bir şekilde takip edeceğini belirtti.
Rusya Tarım Bakanlığı tarafından Moskova’da düzenlenen “2. Uluslararası Veteriner Güvenliği Forumu”nda konuşan Bakan Yumaklı, Türkiye’nin konumu itibarıyla veteriner güvenliğini erken uyarı, aşılama, izlenebilirlik, laboratuvar altyapısı ve uluslararası iş birliğine dayalı bir sistemle ele aldıklarını ifade etti. Yumaklı, veteriner güvenliğinin hayvan hastalıklarıyla mücadele, gıda arz güvenliği, halk sağlığı, kırsal ekonomi ve uluslararası ticaret açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
Bakan Yumaklı, SAT-1 tipi şap hastalığının tarihsel yayılım alanının dışına çıkarak birçok ülkede görüldüğünü ve Türkiye’de de yaklaşık 60 yıl sonra yeniden tespit edildiğini hatırlattı. Bakanlığın hızla aşı geliştirerek üretime başladığını belirten Yumaklı, 2025 yılında 23,8 milyon doz şap aşısının sahaya gönderildiğini ve büyükbaş hayvanlarda ilk tur aşılama oranının yüzde 92’ye ulaştığını aktardı.
Hastalıklarla mücadelede izlenebilirliğin aşılama kadar önemli olduğunu kaydeden Bakan Yumaklı, GEKİS ile hayvanların dijital bir kimlik kazanacağını söyledi. Yumaklı, bu sistemle dijitalleşmenin biyogüvenlik sisteminin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini ifade etti.
Bakan Yumaklı, yüksek patojeniteli kuş gribi konusunda da gözetim ve erken uyarı çalışmalarının sürdüğünü, ticari kanatlı işletmelerindeki biyogüvenlik kurallarının güçlendirildiğini belirtti. Ayrıca, bruselloz, tüberküloz, kuduz, şarbon ve koyun-keçi vebasına karşı yürütülen programlarda “Tek Sağlık” yaklaşımının benimsendiğini dile getirdi.
Türkiye’nin uluslararası ticaret güzergahı olmasından dolayı transit hayvan ve hayvansal ürün hareketlerinin de biyogüvenlik açısından takip edildiğini belirten Yumaklı, sınır kontrol noktaları, sağlık sertifikasyonu, risk analizleri ve izlenebilirlik sistemleriyle biyolojik risklerin kontrol altında tutulmaya çalışıldığını söyledi. Amaçlarının uluslararası ticaretin kesintisiz sürdürülmesi ile hayvan ve halk sağlığının korunması arasında denge kurmak olduğunu ifade etti.
Dünya Bankası iş birliğiyle veteriner kontrol enstitülerinin altyapısının güçlendirildiğini ve 14 BSL-2 ile 7 BSL-3 laboratuvar kazandırılmasının hedeflendiğini bildiren Yumaklı, bu yatırımları ulusal teşhis kapasitesi ve bölgesel erken uyarı açısından stratejik gördüklerini kaydetti.
Gıda kaynaklı biyolojik tehlikeler ve antimikrobiyal direncin de veteriner güvenliğinin parçası olduğunu belirten Yumaklı, çiftlikten sofraya tüm gıda zincirinde biyolojik güvenliğin ele alındığını söyledi. Hayvan hastalıklarının sınır tanımadığını vurgulayan Yumaklı, epidemiyolojik verilerin zamanında paylaşılması, yeni hastalıkların hızla bildirilmesi ve referans laboratuvarları arasında iş birliği yapılması çağrısında bulundu. Türkiye’nin Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü ve FAO gibi uluslararası kuruluşlarla yakın iş birliği içinde çalıştığını ve bilgi birikimini paylaşmaya hazır olduğunu ekledi.
42 Haber, güncel, doğru ve tarafsız habercilik anlayışıyla Türkiye ve dünyadan gelişmeleri okuyucularına ulaştıran dijital haber platformudur. Tüm içerikler telif hakları kapsamında korunmaktadır.
Yorum Yap