Emniyet personelinin karşılaştığı işlemler tek bir dava türüyle sınırlı değildir. Disiplin cezası, atama, branştan çıkarma, güvenlik soruşturması ve sağlık elemesi kararlarının her biri farklı bir hukuki zemine oturur. Dosyanın başında…
Emniyet personelinin karşılaştığı işlemler tek bir dava türüyle sınırlı değildir. Disiplin cezası, atama, branştan çıkarma, güvenlik soruşturması ve sağlık elemesi kararlarının her biri farklı bir hukuki zemine oturur. Dosyanın başında yapılacak ilk iş, karşı karşıya kalınan işlemin hangi dava tipine girdiğini belirlemektir. Yanlış tercih, esasa girilmeden usul yönünden sonuç alınmasına yol açabilir.
İdari yargıda açılabilecek davalar temelde iki başlıkta toplanır. İşlemin hukuka aykırılığı ileri sürülerek ortadan kaldırılması iptal davasının, işlemden doğan maddi ve manevi zararın karşılanması ise tam yargı davasının konusunu oluşturur. Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) bünyesindeki uyuşmazlıklarda bu iki dava türü çoğu zaman aynı dosyada birlikte ele alınır.
İşlemler, kişinin statüsüne ve doğurduğu sonuca göre gruplanır. Görevdeki personelde disiplin ve kariyer işlemleri öne çıkarken, aday ve öğrencilerde okula giriş ile ilişik kesme kararları gündeme gelir. Bu gruplama hem görevli yargı yerinin hem de ileri sürülecek hukuka aykırılık sebeplerinin belirlenmesini kolaylaştırır.
Ayrım, davadan beklenen sonuca bakılarak kurulur. İdari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırı olduğu ileri sürülüyorsa iptal davası açılır. İşlem nedeniyle uğranılan gelir kaybı, özlük hakkı kaybı veya manevi zarar isteniyorsa tam yargı davası gündeme gelir. Uygulamada bir polis davaları avukatı iki talebi tek dilekçede birleştirebilir ya da iptal kararının kesinleşmesini bekleyip tazminat istemini ayrıca ileri sürebilir.
Taleplerin sırası da sonucu etkiler. İptal kararı verildiğinde idare, kararın gereğini en geç otuz gün içinde yerine getirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğün karşılanmaması, ayrı bir tam yargı davasının dayanağı haline gelebilir. Zarar kalemlerinin belgeyle gösterilmesi ise tazminat isteminin temelini oluşturur.
Aşağıdaki tablo, sık karşılaşılan işlemlerin hangi dava türüne girdiğini ve nerede görüldüğünü özetler. EGM ile Polis Akademisi Başkanlığı merkezli işlemlerde yargı yeri çoğunlukla Ankara İdare Mahkemeleri olur.
| Dava Türü | Konu Olan İşlem | Görüldüğü Mahkeme |
| İptal davası | Disiplin cezası ve ceza puanı işlemi | İdare mahkemesi |
| İptal davası | Atama, yer değiştirme ve branştan çıkarma kararı | Ankara İdare Mahkemeleri |
| İptal davası | POMEM ve PMYO ilişik kesme kararı | Ankara İdare Mahkemeleri |
| Tam yargı davası | Hukuka aykırı işlemden doğan özlük ve gelir kaybı | İdare mahkemesi |
| İstinaf başvurusu | İlk derece mahkemesinin verdiği karar | Bölge İdare Mahkemesi |
| Temyiz başvurusu | İstinaf sonrasında kesinleşmeyen karar | Danıştay |
Bu süre, dosyanın esasına girilmeden önce denetlenen bir usul kuralıdır. İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca idari işlemlere karşı dava, işlemin yazılı bildiriminden itibaren altmış gün içinde açılabilir. Süre, tebliğ edildiği günü izleyen günden itibaren işler ve mahkemece kendiliğinden gözetilir. Bu sürenin geçmesinden sonra açılan dava, işlem ne kadar tartışmalı olursa olsun esastan incelenmez.
Bu nedenle tebliğ tarihinin belgeyle ortaya konması dosyanın ilk aşamasıdır. Tebliğ alındısı, elektronik bildirim kaydı veya kuruma verilen dilekçenin havale tarihi başlangıcı gösterir. İdareye başvurulup cevap alınamayan hallerde sürenin işleyişi ayrı bir hesaplamayı gerektirir.
Aynı olay hem disiplin hem de adli soruşturmaya konu olabildiği için iki dosya birbirini besler. Ceza yargılamasında belirlenen maddi olgular, disiplin işleminin sebep unsurunun denetiminde dikkate alınabilir. Beraat kararı tek başına disiplin cezasını ortadan kaldırmasa da, fiilin sabit olmadığı yönündeki tespit iptal davasında dayanak oluşturabilir.
Tür tercihi, işlemin niteliği ile talebin kapsamı karşılaştırılarak yapılır. Bu karşılaştırma sırasıyla ilerleyen bir inceleme gerektirir, çünkü her aşama bir sonrakinin çerçevesini belirler. Aşağıdaki sıralama, dosyanın açılmadan önce geçtiği temel kontrol basamaklarını gösterir ve dilekçenin hangi taleple kurulacağını netleştirir.
Aday ve öğrencilerde uyuşmazlık çoğunlukla statü kazanımına ilişkin olduğu için talep iptal ekseninde şekillenir. Sağlık şartları, mülakat değerlendirmesi veya güvenlik soruşturması nedeniyle verilen ilişik kesme kararları idari işlem sayılır ve idari yargıda denetlenir. Eğitim takviminin ilerlemesi nedeniyle bu dosyalarda yürütmenin durdurulması istemi ayrıca değerlendirilir.
Görevdeki personelde ise işlem mevcut statü içinde hak kaybı doğurduğundan, iptal ve tam yargı taleplerinin birlikte ileri sürülmesi daha sık görülür. Her iki grupta da dilekçenin dayandığı yönetmelik ve maddeler açıkça gösterilir. Dava türünün doğru seçilmesi, dosyanın esastan incelenmesinin ön koşuludur.
İdari yargılama usulü, aynı işlemden kaynaklanan iptal ve tazminat taleplerinin tek dilekçede ileri sürülmesine imkan tanır. Bu tercih, zararın miktarı işlem anında belirlenebiliyorsa kullanılır. Zarar kalemleri sonradan netleşecekse, önce iptal talebiyle dava açılıp tazminat istemi ayrı bir dosyada ileri sürülebilir. Her iki yolda da işlemin hukuka aykırılığı ayrıca ortaya konur.
Süresi içinde dava açılmadığında işlem idari yönden kesinleşir ve mahkeme esasa girmeden dosyayı reddeder. Bu durumda idareye yeni bir başvuru yapılarak işlemin geri alınması istenebilir. Başvurunun reddi yeni bir işlem sayıldığında dava yolu yeniden açılabilir. Ancak bu değerlendirme her dosyada aynı sonucu vermez ve belgelerin incelenmesini gerektirir.
Disiplin hukuku ile ceza hukuku ayrı değerlendirme ölçütlerine sahiptir, bu nedenle beraat kararı disiplin cezasını doğrudan ortadan kaldırmaz. Buna karşılık ceza mahkemesinin fiilin işlenmediğine ilişkin kesin tespiti, disiplin işleminin sebep unsurunu etkileyebilir. Bu tespit iptal davasında delil olarak sunulur ve işlemin dayanağıyla birlikte incelenir. Sonuç, her dosyanın kendi belgelerine göre şekillenir.
Görevden uzaklaştırma, personelin statüsünü doğrudan etkileyen ve icrai sonuç doğuran bir idari işlemdir, bu nedenle iptal davasına konu edilebilir. Tedbirin süresi, dayandığı soruşturma ve yenilenme kararları ayrı ayrı incelenir. İşlem nedeniyle özlük haklarında kayıp doğduğu ileri sürülüyorsa tazminat istemi de gündeme getirilebilir. Bu nedenle işlem tarihi ve gerekçesi baştan tespit edilir.
42 Haber, güncel, doğru ve tarafsız habercilik anlayışıyla Türkiye ve dünyadan gelişmeleri okuyucularına ulaştıran dijital haber platformudur. Tüm içerikler telif hakları kapsamında korunmaktadır.
Yorum Yap