AHK Türkiye Başkanı Bige Yücel, Almanya’nın Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı konumunu koruduğunu açıkladı. Orta ve yüksek teknoloji ürünleri ticareti öne çıkıyor.
AHK Türkiye Başkanı Bige Yücel, Ocak 2026 Ticaret Bakanlığı verilerine göre Almanya’nın Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı konumunu sürdürdüğünü açıkladı. Yücel, iki ülke arasındaki ticarette orta ve yüksek teknoloji ürünlerinin ağırlığının arttığını, ilişkilerin ham madde ötesinde sanayi üretim zincirlerine derinlemesine entegre olduğunu vurguladı.
Ocak 2026’da Türkiye’nin toplam ihracatı 20 milyar 328 milyon dolar olarak gerçekleşirken, Almanya 1 milyar 780 milyon dolar ile ilk sırada yer aldı. Bu veri, Almanya’nın Türkiye’nin dış ticaretindeki kritik ve değerli payını net biçimde ortaya koydu.
Yücel, Türkiye’den Almanya’ya ihraç edilen ürünler arasında otomotiv sektörünün ilk sırada yer aldığını ifade etti. İmalat sanayinin, Ocak 2026 ihracatının yüzde 92’sinden fazlasını gerçekleştirdiği belirtildi.
Türkiye’nin güçlü olduğu tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon ürünleri Almanya pazarında istikrarlı bir talep görüyor. Ayrıca, demir çelik ürünleri ile fındık ve kuru meyveler gibi gıda kategorileri de Almanya’nın geleneksel olarak yoğun talep gösterdiği kalemler arasında yer alıyor.
Almanya’dan Türkiye’ye yapılan ithalat kalemleri ise daha çok yüksek teknoloji ve yatırım malları ağırlıklı bir yapı sunuyor. Türkiye’nin üretim kapasitesini artıran makine, mekanik cihazlar ve endüstriyel hat ekipmanları, Almanya’dan yapılan ithalatın en büyük bölümünü oluşturuyor.
Otomotivde üst segment araçlar, motor aksamları ve teknik komponentler önemli bir yer tutuyor. Kimyevi maddeler, plastik ham maddeleri, eczacılık ürünleri ve tıbbi cihazlar da Almanya’dan yapılan ithalatın ana kalemleri arasında bulunuyor.
Bu tablo, Türkiye’nin Almanya için güvenilir bir tedarikçi ve üretim merkezi olduğunu gösteriyor. Almanya ise Türkiye’nin ileri teknoloji, makine ve yatırım malları alanındaki en önemli ortağı rolünü güçlendiriyor.
Türkiye-Almanya ekonomik ilişkileri sadece ticari rakamlarla sınırlı kalmıyor; karşılıklı teknoloji transferi, tedarik zinciri iş birlikleri ve yeşil dönüşüm alanındaki ortak hedeflerle dinamik bir yapıya sahip. Avrupa Birliği’nin karbon düzenlemeleri çerçevesinde Almanya’nın teknoloji ve know-how desteği Türk sanayisinin dönüşümünde kritik önem taşıyor.
Bu doğrultuda otomotivden makineye, elektronik ve enerji teknolojilerine kadar birçok alanda ortaklıkların güçlenmesi öngörülüyor. Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 sürecinin de iş dünyası için önemli bir dönüm noktası olacağına inanılıyor.
Türkiye’de 80’in üzerinde veri merkezi ve 270 MW’ı aşan kapasite bulunuyor. Toplam alanın 2027’ye kadar yaklaşık 4 katına çıkarak 400 bin metrekareye ulaşması bekleniyor, bu durum Alman teknoloji şirketleri için önemli iş birliği fırsatları sunuyor.
42 Haber, güncel, doğru ve tarafsız habercilik anlayışıyla Türkiye ve dünyadan gelişmeleri okuyucularına ulaştıran dijital haber platformudur. Tüm içerikler telif hakları kapsamında korunmaktadır.
Yorum Yap