Bakan Kurum, Paris’teki IEA toplantısında Türkiye’nin son on yılda yenilenebilir enerji üretimini üç katına çıkardığını duyurdu ve küresel enerji krizine dikkat çekti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum, Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen IEA Üst Düzey Enerji Dönüşümü Diyaloğu Toplantısı’nda önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Kurum, Türkiye’nin son on yılda yenilenebilir enerji üretimini üç katına çıkardığını, enerji verimliliğine 10 milyar dolardan fazla yatırım yaptığını ve enerji depolama kapasitesinde Avrupa Birliği ülkelerini geride bıraktığını vurguladı. Küresel enerji krizine dikkat çeken Kurum, dünya ekonomisinin temiz enerjiye geçişi hızlandırmasının bir zorunluluk olduğunu belirtti.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) merkezinde gerçekleştirilen toplantıya Bakan Kurum’un yanı sıra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, IEA Başkanı Fatih Birol ve COP21 Başkanı Laurent Fabius gibi isimler katıldı. 50’den fazla ülkeden çok sayıda üst düzey yetkili de bu önemli diyaloğa iştirak etti.
Bakan Kurum, COP31 Başkanlığı olarak IEA ile ilk üst düzey toplantıyı gerçekleştirdiklerini kaydetti. Bu toplantıda gelecekte atılacak adımları ele alacaklarını aktaran Kurum, Paris Anlaşması’nın ikinci on yılına girildiğini ifade etti. Anlaşmanın bu yeni döneminde taahhütlerin uygulamaya geçirilmesine odaklanılacağını dile getirdi.
Bakan Kurum, dünyanın en büyük enerji kriziyle karşı karşıya olduğunu ve bu durumu bir fırsata dönüştürmek gerektiğini söyledi. Küresel enerji krizinin enerji bağımlılığı ve güvenliğini gündeme taşıdığını belirten Kurum, bilim rehberliğindeki enerji planlamalarının önemini vurguladı. Bu nedenle COP31’deki ana temalardan birini bilim ve teknoloji olarak belirlediklerini aktardı.
Küresel ekonominin enerji paradigmasını dönüştürme zorunluluğunun bir tercih değil, kritik bir adım olduğunu ifade eden Bakan Kurum, temiz enerjiye geçişin hızlandırılmasının önemine değindi. Enerji arz güvenliği ve ülkelerin refahını korumak için iş birliği çağrısı yapan Kurum, elektrifikasyon ve dijitalleşmenin bu dönüşümdeki en önemli etkenler olduğunu kaydetti.
Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde enerji yolculuğunu kararlı bir şekilde sürdürdüğünü belirten Kurum, fosil yakıt ithalatına olan bağımlılığı azaltmak için somut adımlar attıklarını söyledi. Bu sayede vatandaşları küresel piyasa dalgalanmalarının yarattığı kırılganlıklardan koruduklarını dile getirdi. Türkiye’nin mevcut kriz ortamında güvenli bir liman olmaya devam ettiğini ekledi.
COP31 Başkanlığı olarak çok taraflılığa güvenin tesis edilmesini ve ülkelerin egemenlik haklarına saygıyı öncelediklerini vurgulayan Bakan Kurum, sorunların açık bir diyalog içinde ele alınmasının öncelikli hassasiyetleri olduğunu belirtti. IEA’nın Fatih Birol başkanlığında bu alanda önemli adımlar attığını hatırlattı. Bu kapsamda IEA ile stratejik ortaklıklarını duyurdu.
COP31 eylem gündeminde enerji arzı güvenliği ve talebini önceleyen temalara yer verdiklerini aktaran Kurum, arz tarafında temiz enerji geçişini hızlandırmaya odaklandıklarını söyledi. Enerji talebi tarafında ise yeşil sanayileşme, sivil toplum kurumlarının dahil olduğu döngüsel ekonomi, sıfır atık ve dirençli şehirlerin bulunduğunu ifade etti.
Temiz enerji geçişi başlığı altında yenilenebilir enerji, yeni elektrik sistemi mimarisi, elektrifikasyonun yaygınlaştırılması ve enerji verimliliği gibi alanlarda doğrudan sonuç üretmeye odaklandıklarını dile getiren Kurum, temiz pişirme konusunun önemine değindi. Dünyada 2,3 milyardan fazla insanın geleneksel sobaları kullandığını hatırlattı. IEA ile ortaklıklarının en önemli ayaklarından birinin temiz pişirme çözümleri olacağını ve bu konuyu küresel gündemin merkezine taşıyacaklarını taahhüt etti.
COP31 eylem gündeminin diğer bir başlığını sıfır atık olarak belirten Bakan Kurum, Emine Erdoğan’ın öncülüğündeki Sıfır Atık Hareketi’nin bu alandaki uygulamalar için güçlü bir zemin sunduğunu ifade etti. Bu hareketin sadece atık dönüşümünden ibaret olmadığını, verimlilik ve emisyon azaltımı açısından da önemli bir role sahip olduğunu vurguladı. IEA ile birlikte atık dönüşümünün iklim değişikliğine etkisi üzerine bir çalışma başlattıklarını ve sonuçlarının COP31’in eylem gündeminde yer alacağını aktardı.
Yeşil sanayileşme yönüyle yeni teknolojilerin ölçeklenmesi, kamu ve özel sektör arasında daha güçlü bir politika ve yatırım diyaloğunun kurulmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Kurum, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve kritik minerallerin yönetiminin de bu dönüşümün temel yapı taşlarını oluşturduğunu belirtti. İklime dirençli şehirler başlığını önemsediklerini ve şehirleri enerji dönüşümünün en görünür sonuçları olarak gördüklerini ekledi. Türkiye açısından şehirlerin güçlü bir uygulama alanı olduğunu ifade etti.
6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Türkiye’nin iki yılda 500 bin afet konutu yaptığını dile getiren Bakan Kurum, deprem deneyiminin dirençli altyapı, güvenli yapılaşma ve yerel kapasitelerin kritik önemini açıkça ortaya koyduğunu söyledi. COP31 kapsamında eylem gündemlerinin diğer önemli ayağının finansman olduğunu vurguladı. COP29 Bakü finans hedefi kapsamında verilen taahhütlerin COP31 başkanlıkları döneminde takip edileceğini aktardı. Mevcut hedefler ile uygulama arasındaki boşluğun doğru projelere doğru finansman ulaştırılmasıyla kapatılması gerektiğini belirtti. Bu doğrultuda bir uygulama mekanizması hayata geçireceklerini söyledi.
Bakan Kurum, toplantıya katılanlardan somut ve uygulanabilir öneriler ile COP31’den beklentilerini dile getirmelerini beklediklerini kaydetti. Tüm dünya ülkelerini, liderleri ve dostları Antalya’da yapılacak olan toplantıya davet etti.
42 Haber, güncel, doğru ve tarafsız habercilik anlayışıyla Türkiye ve dünyadan gelişmeleri okuyucularına ulaştıran dijital haber platformudur. Tüm içerikler telif hakları kapsamında korunmaktadır.
Yorum Yap