Türkiye’nin tekstil ve ham maddeleri sektörü, ocak-mart döneminde 181 ülkeye ihracat yaptı. Sektör, 2.2 milyar dolar gelir elde ederken, küresel yavaşlama ihracatı etkiledi.
Türkiye İhracatçıları Meclisi (TİM) verilerine göre, Türk tekstil ve ham maddeleri sektörü, bu yılın ocak-mart döneminde 181 ülke ve serbest bölgeye ihracat gerçekleştirdi. Sektör, bu süreçte 600 bin 430 ton ürün karşılığında 2 milyar 235 milyon 437 bin dolar gelir elde etti.
Geçen yılın aynı dönemine kıyasla ihracat, değer bazında yüzde 8, miktar bazında ise yüzde 10 oranında azalış gösterdi. En fazla gelir, 1 milyar 376 milyon 515 bin dolarla kumaş ihracatından sağlandı. Bu kalemi 570 milyon 371 bin dolarla iplik ve 288 milyon 561 bin dolarla elyaf ihracatı takip etti.
Ülke grupları incelendiğinde, ocak-mart döneminde en yüksek ihracat payı yüzde 39 ile Avrupa Birliği ülkelerine ait oldu. Bu ülkelere yapılan ihracattan 872 milyon 880 bin dolar gelir elde edildi. Afrika ülkeleri ise 343 milyon 517 bin dolarla ikinci sırada yer aldı.
Geçen yılın aynı döneminde 160 milyon 237 bin dolar olan Amerika ülkelerine yapılan ihracat, bu yıl 187 milyon 861 bin dolara yükselerek yüzde 17,2’lik bir artış gösterdi. Ülke bazında ise İtalya, 187 milyon 8 bin dolarla en büyük ihracatçı konumunda yer aldı. İngiltere, yüzde 20 artışla 144 milyon 133 bin dolarla ikinci, İspanya ise yüzde 4 artışla 143 milyon 390 bin dolarla üçüncü sırada kaydedildi.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi, bu dönemde yaklaşık yüzde 20’lik payla 447 milyon 858 bin dolarlık tekstil ve ham maddeleri ihracatı gerçekleştirdi.
Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mete Akcan, ihracattaki daralmanın küresel ekonomideki yavaşlamanın bir yansıması olduğunu ifade etti. Sektörde dijital ve çevreci üretim yapısına geçişin kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Akcan, bu dönüşümün rekabet gücünü artıracağını belirtti.
Akcan, geleneksel üretim modellerinden dijital ve çevreci üretime geçişin sektördeki durağanlığı aşmanın yolu olduğunu söyledi. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi uygulamaları bir engel olarak değil, rekabet gücünü artıracak bir fırsat olarak değerlendirmek gerektiğini ekledi.
Sektörel hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulunan Akcan, mevcut pazarlardaki konumlarını korurken, teknik tekstil ve inovatif ürünlerle Amerika ve Uzak Doğu gibi yüksek potansiyelli pazarlarda etkinliği artırmayı amaçladıklarını belirtti. Maliyet odaklı rekabetten değer ve teknoloji odaklı büyüme modeline geçişle küresel tekstilde daha güçlü bir konuma ulaşmayı hedeflediklerini kaydetti. Akcan, 2026 yılı sonuna kadar tekstil ihracatındaki daralma eğilimini tersine çevirerek sürdürülebilir büyüme ivmesi yakalamayı amaçladıklarını sözlerine ekledi.
42 Haber, güncel, doğru ve tarafsız habercilik anlayışıyla Türkiye ve dünyadan gelişmeleri okuyucularına ulaştıran dijital haber platformudur. Tüm içerikler telif hakları kapsamında korunmaktadır.
Yorum Yap